Ben dünya vatandaşıyım
// Aralık 22nd, 2009 // Samanyolu
Samanyolu adlı dizinin Melek’i, Azeri asıllı oyuncu Nesrin Cavadzade Azerbaycan’dan Türkiye’ye uzanan buruk serüvenini anlattı
Başrollerini Özcan Deniz ve Vildan Atasever’in paylaştığı ‘Samanyolu’ hiç şüphesiz son günlerin en beğenilen dizilerinden. İki kuzenin birbirine duyduğu ‘imkansız’ aşkın hikayesini anlatan dizide en çok ilgi çeken karakterlerden biri de Nesrin Cavadzade’nin canlandırdığı Melek. Yani evin hizmetlisinin kızı. 3. İpek Yolu Film Festivali’nde ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ödülünü alan Nesrin Cavadzade, dizide de dikkat çekiyor.
Bugüne kadar ‘Dilber’in Sekiz Günü’, ‘Gitmek’ ve ‘Acı’ adlı filmlerdeki rolleriyle başarıya ulaşan, aslen Azerbaycanlı olan Nesrin Cavadzade aslında bugünlere pek kolay gelmemiş. 11 yaşında vatanı Azerbaycan’ı bırakıp annesiyle geldiği Türkiye’ye yerleşmiş. Ve o yıllarda okul arkadaşları tarafından dışlanmış. Ancak bunu hırs yapıp okul hayatında üstün başarıya ulaşan Nesrin Cavadzade; “O günlerde ana dilim Rusça olduğu için bana Nataşa bile diyorlardı. En az bir Türk kadar iyi Türkçe öğrenmeliydim ve öğrendim. Liseyi birincilikle bitirdim, üniversite sınavında da çok yüksek bir puan aldım. Seçimimi sinemadan yana kullandım. Ama bugün bile bazı kokoşlar bana ‘Benim masözüm de Azeri’ diyebiliyor” diyor.
Sizin hikayeniz nerede başlıyor?
1982’de Bakü’de doğdum. Yedi kuşak Azerbaycanlı’yız. Ailemde neredeyse herkes doktor. Ekonomist olan babamı küçükken kaybettik. 11 yaşına kadar çocukluğum, Sovyet vatandaşı olarak, Azerbaycan’da geçti.
Yolunuz nasıl Türkiye’ye düştü?
Azerbaycan’ın Ermenistan’la Karabağ Savaşı patlak verdi. Savaş ailemi pek etkilemedi ama genel olarak ülkede durum çok bozuldu. İnsanlar geleceğe tereddütle bakmaya başladı. Annem o yıllarda bizim Türkiye’ye taşınmamızın daha iyi olacağına karar verdi.
Siz çok küçükmüşsünüz…. Ne hissetmiştiniz?
Çok mutsuz oldum. Anneannemden, dedemden ayrılmak çok zor geldi. Günlerce gecelerce ağladım. Ama sonuç değişmedi ve taşındık.
